Uluslararası Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Dergisi’nde 2023 yılında yayınlanan ‘Cumhuriyet’in Yüzüncü Yılında Türk Milli Eğitim Sistemi (İstatistiksel Gelişmeler)’ başlıklı araştırma makalesine göre, ilkokul öğreniminin 5 yıl olduğu 1970-1971 eğitim öğretim yılında ilkokulda okuyan toplam çocuk sayısı 4 milyon 939 bin 556’ydı.
Bu doğrultuda 56 yıl önce ilkokula başlayan çocuk sayısı ortalama 987 bin civarındaydı ve sonraki eğitim öğretim yılında bu sayı 1 milyonun üstüne çıkmıştı. TÜİK tarafından geçtiğimiz günlerde yayınlanan ‘Yaş Grubu ve Cinsiyete Göre Dönemlik Nüfus ve Nüfus Oranları’ istatistiği ise önümüzdeki yıllarda ilkokula başlayan çocuk sayısının yeniden 1 milyonun altına düşeceğine işaret ediyor. Eğitim Uzmanı Salim Ünsal bu durumu şöyle açıklıyor:
YAŞ GRUBUNA GÖRE HESAPLAMA
“TÜİK’in verisine göre şu an 0-4 yaş grubunda toplam 4 milyon 765 bin 588 çocuk var. Bu 5 yıllık bir zamanı kapsıyor. 5-9 yaş grubunda 6 milyon 21 bin 398, 10-14 yaş grubunda 6 milyon 562 bin 310 çocuk bulunuyor. Şu an 10-14 ile 5-9 yaş grubu okula devam ediyor. Ancak 0-4 yaş arasındaki grup henüz okula başlamadı. 10-14 yaş grubunu ele aldığımızda 6 milyon 562 bin çocuk olduğunu biliyoruz. Bu rakamı 5’e böldüğümüzde 1 yılda yaklaşık 1 milyon 312 bin çocuğun eğitim öğretim kademesine başladığını söyleyebiliriz. Son verilere göre 0-4 yaş grubunu oluşturan 4 milyon 765 bin 899 rakamını 5’e böldüğümüzde ise okula başlayacak öğrenci sayısı yaklaşık 953 bine düşmüş oluyor. Dolayısıyla birkaç yıl sonra 360 bin civarında daha az öğrenci ilkokula başlayacak.
12 BİN SINIF BOŞA ÇIKACAK
360 bin öğrenciyi 30 kişilik sınıflara böldüğümüzde de okullarda 12 bin kadar sınıf boşa çıkmış olacak. Bu da 12 bin öğretmenin daha az istihdam edilmesi anlamına geliyor. Önümüzdeki yıllarda okula başlayacak çocukların sayısının azalması öğretmen atamalarına da yansıyacak. Okulöncesinde ve ilkokulda öğrenci sayılarının azalması domino etkisi yaratacak ve ilerleyen yıllarda lise kademesinde de benzer sorunları yaşayacağız.”
ÇOCUK SAYISI AZALIYOR
Prof. Dr. Kenan Çayır, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi: Özellikle büyük kentlerde kırsala kıyasla, çocuk nüfusu oranı daha da düşme eğiliminde. Dolayısıyla gerek okulların fiziki durumu gerekse öğretmen atamaları açısından yeniden planlamalar yapılmalı. Nüfusun durağanlaşması zaten bekleniyordu. Şu an Avrupa ülkelerinin de altındayız. Nüfusun yenilenmesi için kadın başına 2.1 çocuk gerekiyor. Türkiye’de ise bu rakam 2025 TÜİK verilerine göre 1.42. Bu durum Türkiye’nin nüfusunun yaşlanmasına da neden oluyor ama diğer yandan özellikle okulöncesi eğitim için bir fırsat da yaratıyor olabilir. Çünkü nüfusun azalması daha nitelikli bir eğitimin önünü açabilir.
ÖĞRETMENLER ETKİLENECEK
Prof. Dr. Özkan Sapsağlam, Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi: Bu durumun her alana farklı yansımaları olacak. Eğitimde ise daha az öğretmen istihdamı söz konusu olacak. Bununla ilgili şu an eğitim fakültelerindeki bazı programların kontenjanları azaltıldı ancak bunun etkilerinin görülmeye başlaması da uzun zaman alacak. Ayrıca muhtemelen daha az okul ve derslik ihtiyacı olacak. Dolayısıyla bu ülke açısından ekonomik olarak bir avantaj gibi de görülebilir. Ama buna rağmen nüfusun yaşlanması daha farklı problemlere yol açabiliyor. Sadece öğretmenler değil, eğitimle ilintili her sektör bundan etkilenecek. Diğer yandan çocukların toplumun ruh sağlığı açısından iyileştirici bir etkisi var. Dolayısıyla toplumda daha az çocuğun bulunmasının yetişkinleri psikososyal anlamda olumsuz etkilediğini söyleyebiliriz.
Haber Bültenleri ve E-Posta Tercihleri
Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.
Bülten Seçimleri
The post İlkokula başlayacak öğrenci sayısında büyük düşüş… 1 milyonun altına inecek first appeared on .